Kira Hukuku

Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi – 2026 Kapsamlı Rehber

Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi, mülkiyet el değiştirdiğinde vatandaşların en sık karşılaştığı uyuşmazlıklardan biridir. Birikimlerini değerlendirerek barınma veya ticari amaçla mülk edinen kişiler, satın alınan evden kiracıyı çıkarmak istediklerinde yasaların belirlediği katı kurallarla ve usul şartlarıyla karşılaşırlar. Mülkiyet hakkı ile barınma hakkının çatıştığı bu noktada, işlemlerin hukuka uygun yürütülmesi olası hak kayıplarının önüne geçmek adına önem taşır. Bu makalede, yasal düzenlemeler ışığında yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi süreci, süreleri ve mahkeme aşamalarındaki ispat yükümlülüklerini detaylıca ele alacağız.

📌 Özet Bilgi

  • ⚖️ 1 Ay Kuralı: Tapu devrinden (mülkiyet devri) itibaren en geç 1 ay içinde kiracıya noter kanalıyla ihtarname gönderilmelidir.
  • ⚖️ 6 Ay Kuralı: İhtarname çekildikten sonra tahliye davası açabilmek için mülkiyetin devir tarihinin üzerinden 6 ay geçmesi beklenmelidir.
  • ⚖️ İhtiyaç Şartı: Yeni malikin ihtiyacının “gerçek, samimi ve zorunlu” olduğu mahkemede ispatlanmalıdır.
  • ⚖️ Zorunlu Arabuluculuk: 1 Eylül 2023 itibarıyla tahliye davalarından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır, aksi halde dava usulden reddedilir.

1- Yeni Ev Sahibi Kiracıyı Ne Zaman Çıkarabilir?

Mevzuatımıza göre usulüne uygun şekilde satın alınan evden kiracıyı çıkarmak elbette mümkündür; ancak bunun çerçevesi Türk Borçlar Kanunu ile kesin hatlarla çizilmiştir. Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi için başvurulacak en temel hukuki yöntem, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmaktır. İlgili kanun maddesinde özel olarak düzenlenen TBK 351 tahliye şartları uyarınca; yeni malikin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin taşınmaza konut veya işyeri olarak gerçek, samimi ve zorunlu bir ihtiyacı bulunmalıdır.

Salt bir yatırım planı, taşınmazı boş tutma isteği veya daha yüksek bir kira bedeliyle yeniden kiraya verme düşüncesi mahkemelerce tahliye sebebi olarak kabul edilmez. Bu gereksinimlerin varlığı somut delillerle kanıtlanmadan hukuki işlem sonuç vermez. İhtiyacın samimiyetini ispatlamak için malikin halihazırda kirada oturması veya o ilçe sınırlarında oturmaya elverişli başka evinin olmaması, yargılamada en güçlü deliller arasında sayılmaktadır.

2- Yeni Ev Sahibinin Tahliye Hakkı İhtarname Süresi

Hukuk sistemimizde yeni malikin tahliye hakkı ihtarname süresi net bir şekilde kanunla belirlenmiştir. Taşınmazı yeni edinen kişi, tapudaki tescil yani mülkiyetin devir tarihinden itibaren 1 ay içinde mevcut kiracıya yazılı bir bildirim göndererek mülkiyetin el değiştirdiğini ve taşınmaza ihtiyacı olduğunu bildirmekle yükümlüdür.

Eğer yeni malikin tahliye hakkı ihtarname süresi atlanır veya geciktirilirse hak kaybı yaşanabilir. Uygulamada ispat kolaylığı sağlaması ve tebligat sorunlarının önüne geçilmesi adına bu bildirimin mutlaka noter kanalıyla yapılması gerekmektedir. İhtarın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinin ardından 6 ay beklendikten sonra yetkili mahkemede ihtiyaç nedeniyle tahliye davası ikame edilebilir.

Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi İhtarı için Dilekçe Örnekleri sayfamıza bakabilirsiniz.

3- Tahliye Davası Ne Kadar Sürer?

Yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi ne kadar sürer sorusu en sık yöneltilen sorulardan biridir. Peki “kiracı tahliyesi ne kadar sürer?” Davaların sonuçlanma süreleri hakkında kesin bir garanti vermek mümkün değildir. Bu sorunun yanıtı temel olarak davanın açıldığı mahkemenin iş yüküne, tebligat aşamalarına ve günümüzde zorunlu olan arabuluculuk sürecine göre şekillenir.

Bu hususta Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, kira tespit davalarının 9 ay, tahliye davalarının ise en geç 1,5 yıl içerisinde bitirilmesinin hedeflendiği bildirilmiştir.

4- Tahliye Davasında Arabulucu Zorunlu mu? Dilekçe Aşaması

Hukuki sürecin mahkeme ayağının hatasız bir şekilde başlaması için kaleme alınacak yeni ev sahibi tahliye davası dilekçesi titizlik gerektirir. Özenle kurgulanmış bir yeni ev sahibi tahliye davası dilekçesi; tapu edinim tarihini, ihtarın tebliğ tarihini ve malikin ihtiyacının neden zorunlu olduğunu net bir hukuki dille mahkemeye sunmalıdır. Ayrıca 1 Eylül 2023 tarihinden bu yana, bu tür kira uyuşmazlıklarında mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu bir dava şartıdır. Arabuluculuk anlaşamama son tutanağının da mutlaka yeni ev sahibi tahliye davası dilekçesi ekinde mahkeme dosyasına sunulması gerekmektedir.

Özetlemek gerekirse, yasal yollarla satın alınan evden kiracıyı çıkarmak isteyen mülk sahiplerinin belirlenen tüm prosedürlere harfiyen uyması şarttır. Yeni malikin tahliye hakkı ihtarname süresi ile başlayan bu takvim son derece katıdır. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası sürecinde usule ilişkin yapılacak basit bir hata, zaman kaybına ve mağduriyetlere yol açabileceğinden; Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi işleminin güncel içtihatlar ile TBK 351 tahliye şartları dikkate alınarak sağlam bir temel üzerinden yürütülmesi her zaman en güvenilir yöntemdir.

5- Yeni Ev Sahibinin Tahliye Hakkı, Davası ve Şartları

İçinde kiracı bulunan bir gayrimenkulü satın alan (veya miras, bağış gibi yollarla edinen) yeni maliklerin, mülkü kendi kullanımları için tahliye ettirmek istemesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak hukuki süreç, yalnızca “tapuyu üzerime aldım, çık” demekle işlemez. Kanunlarımız, doğal olarak mülkiyet hakkıyla bağlantılı şekilde kiracıyı koruyan katı kurallar içerdiğinden, yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi talebinin kabulü için mahkemeler belirli şartların bir arada bulunmasını arar.

Yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilmesi için yerine getirmesi gereken temel şartlar:

A. Taşınmazın Mülkiyetinin Sonradan Kazanılmış Olması

Bu yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi yoluna başvurabilmek için, mevcut kira sözleşmesi devam ederken gayrimenkulün mülkiyetinin el değiştirmiş olması gerekir. Taşınmazın satın alma, miras yoluyla intikal veya bağış gibi herhangi bir hukuki işlemle edinilmiş olması fark etmez. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Eğer evi en başından beri kiraya veren kişi sizseniz, “yeni malik” hükümlerine değil, genel ihtiyaç nedeniyle tahliye kurallarına (TBK 350) dayanmanız gerekir.

B. İhtiyacın Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olması

Mahkemelerin en çok üzerinde durduğu kriter, ihtiyacın niteliğidir. Yeni ev sahibinin “buraya ihtiyacım var” şeklindeki soyut beyanı yeterli görülmez. Öne sürülen ihtiyacın; hayatın olağan akışına uygun, samimi, zorunlu ve ispat edilebilir olması şarttır. Mahkeme, bu talebin dürüstlük kuralına uygun olup olmadığını inceler.

C. Kullanım Amacının Konut veya İş Yeri Olması

Yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi davasına gerekçe gösterilen ihtiyacın, gayrimenkulün bizzat “konut” (ev) veya “iş yeri” olarak kullanılmasına yönelik olması şarttır. Gayrimenkulün farklı bir amaçla kullanılmak istenmesi ya da salt yatırım, yüksek bedelle başkasına kiralama gibi gizli niyetlerle boşaltılmak istenmesi, kanun önünde geçerli bir tahliye sebebi olarak kabul edilmez.

D. İhtiyacın Dava Sürecinde Kesintisiz Devam Etmesi

Yeni gayrimenkule ilişkin yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi davası açıldığı gün ihtiyacın mevcut olması ve tüm yargılama süreci boyunca kesintisiz devam etmesi gerekir.

E. Kanuni Sürelere ve İhtar Şartına Uyulması

Yukarıda da aktarıldığı üzere Kanun, yeni malike net bir süre kısıtlaması getirmiştir: Yeni malik, tapuyu devraldığı tarihten itibaren en geç 1 (bir) ay içerisinde kiracıya durumu bildiren yazılı bir ihtarname göndermek zorundadır. Bu ihtarnamenin ardından, yine kanunun öngördüğü yasal süreler (6 ay) içerisinde tahliye davasının açılması gerekir. Seçimlik haklara ve süre kaçırmaya yönelik emsal kararlara aşağıda değinilmiştir.

6- Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi hususunda davanın doğru mahkemede açılması, sürecin gereksiz yere uzamaması ve davanın usulden reddedilmemesi adına son derece kritiktir.

Yeni malikin gereksinimi nedeniyle açılacak tahliye davalarında kurallar şöyledir:

  • Görevli Mahkeme: Kira ilişkisinden ve kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda olduğu gibi, bu tahliye davasında da görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir.
  • Yetkili Mahkeme (Davanın Açılacağı Yer): Kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir.

7- Yeniden Kiralama Yasağı ve Tazminat Yaptırımı (3 Yıl Kuralı)

Kanun koyucu, kiracıyı korumak ve ev sahiplerinin ihtiyaç iddiasını kötüye kullanmasını (örneğin; evi boşaltıp başkasına daha yüksek bedelle kiraya vermesini) engellemek amacıyla son derece katı bir kural getirmiştir. Bu kural “Yeniden Kiralama Yasağı” olarak adlandırılır.

Eğer yeni malik olarak kiracıyı mahkeme kararıyla veya bu kararın baskısıyla “kendi ihtiyacım var” diyerek tahliye ettirirseniz; haklı bir sebep olmaksızın bu taşınmazı 3 yıl boyunca eski kiracınızdan başkasına kiralayamazsınız.

Bu yasağın ihlal edilmesi durumunda ciddi bir maddi yaptırım söz konusudur:

  • Tazminat Ödeme Zorunluluğu: Yeni malik, 3 yıllık yasak süresi dolmadan taşınmazı üçüncü bir kişiye kiralarsa, tahliye edilen eski kiracının tazminat talep etme hakkı doğar.
  • Tazminatın Miktarı: Kanuna göre ödenecek bu tazminat tutarı, eski kiracının tahliye edildiği tarihteki son kira yılına ait en az bir yıllık kira bedeli tutarından az olamaz. (Örneğin; aylık kirası 15.000 TL olan bir kiracıyı haksız yere çıkardıysanız, asgari 180.000 TL tazminat ödemekle karşı karşıya kalabilirsiniz.)

Sonuç Olarak; İhtiyaç nedeniyle tahliye yoluna başvururken niyetin samimi olması şartının da dayanağı olarak görülebilir. Sadece kiracıyı evden çıkarmak veya gayrimenkulü daha yüksek fiyattan başkasına kiralamak amacıyla açılan tahliye davaları, hukuk tarafından korunmaz.


Yargıtay Kararları

1 Aylık Süre İçerisinde İhtar Çekilmezse Ne Olur?

Taşınmazı satın alan kişi, tapu devrinden itibaren 1 ay içerisinde ihtar çekme yolunu kullanmamıştır. Bunun yerine, kiracı ile eski malik arasındaki mevcut kira sözleşmesinin bitim tarihini beklemiş ve sözleşme süresinin sona ermesinin ardından 1 ay içinde tahliye davası açmıştır. Yargıtay bu davada, yasal sürelerin doğru kullanılıp kullanılmadığını değerlendirmiştir. Yeni ev sahibinin kiracıyı tahliyesi hususunda süreler önem arz eder.

6570 sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır… Davacı dava dilekçesinde taşınmazı 23.05.2005 tarihinde iktisap ettiğini belirtmiş, davayı… önceki malik ile yapılan sözleşmeye dayanarak açmıştır. Bu durumda sözleşme süresinin sona erdiği 31.07.2005 tarihine nazaran bir aylık dava açma süresi içinde… açılan dava süresindedir. (Yargıtay 6. HD., E. 2006/4202, K. 2006/6329)


Yeni malikin, 6570 sayılı Yasanın 7/d maddesindeki sürelerden yararlanarak dava açması halinde, iktisap tarihinden itibaren bir ay zarfından kiracıya kiralananın satın alındığının bildirilmesi ve yine iktisaptan itibaren altı ayın hitamında davanın açılması gerekir. Olayımızda, iktisap 15/04/2010 tarihli olduğuna göre, ihbarın 15/05/2010 akşamına kadar davalıya tebliğ edilmesi zorunludur. Oysa iktisap ihbarı davalıya bir aylık süre geçtikten sonra 28/05/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda, yasanın aradığı bir aylık sürede ihbar şartı gerçekleşmediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir. (Yargıtay 6. HD., E. 2012/18618, K. 2013/136)


Çelişkili İhtiyaç İddiaları ve Somut Delil Zorunluluğu

Davacı ihtarnamede ve dava dilekçesinde taşınmaza kendi ihtiyacı olduğunu belirtmiş, ancak daha sonraki beyanlarında taşınmaza kayınpederinin ihtiyacı olduğunu, son olarak da oğlunun evlenerek bu evde oturacağını, kayınpederinin de onunla birlikte oturacağını bildirmiştir. Ancak ihtiyaçlı oğlunun nişan ve evlilik hazırlığı içinde olduğuna dair bir belge ve delil ibraz etmemiştir. Davacı tanığının ihtiyaç iddiasına ilişkin bir beyanı yoktur. Davacı ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi, zorunlu olduğunu kanıtlama yükümlülüğü altındadır. Mevcut delillere göre iddianın kanıtlandığından bahsedilemez. (Yargıtay 6. HD., E. 2012/814, K. 2012/4701)


Hastalık Halinde Tahliye

Dinlenen tanık beyanları, sunulan belge ve doktor raporları ile davacının çok yaşlı ve hasta olduğunun, meme kanseri nedeniyle Marmaris’ten İstanbul’a geldiğinin ve onkoloji tedavisinin devam ettiğinin belirlendiği, davacının dava devam ederken tanık olarak dinlenen ….’e ait bir odada kaldığı… ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından özellikle sağlık durumunu gösterir belgeler ile tapu kayıtları kapsamında ihtiyacın samimi ve gerçek olduğunun ispatlandığı anlaşılmakla… usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 3. HD., E. 2025/6060, K. 2025/927)


Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi 6 Aylık Sürenin Hesaplanması

6098 sayılı Kanun’un 351. maddesi uyarınca; konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse, dilerse önceki malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp, sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

Somut olayda; davacının kiralananı 28.03.2022 edindiği, kiralananı edinmeyi bildiren ihtarname, bir aylık süre içerisinde olacak şekilde (05.04.2022) tarihinde davalı kiracıya tebliğ edildiği ve davanın da altı aylık yasal sürenin sona ermesinden sonra 06.10.2022 tarihinde açıldığı, dosya kapsamı ile sabittir. Bu itibarla, davacının 6098 sayılı Kanun’un 351/1 maddesine dayalı olarak açtığı ihtiyaç nedeniyle tahliye davası süresinde olup, Mahkemece işin esası değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, tahliye davasının altı aylık süre içerisinde açılmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir. (Yargıtay 3. HD., E. 2025/1060, K. 2025/1497)


Evden Çıkmadan Önce Yapılan Masraflar ve Tadilat Bedelleri İstenebilir mi?

Kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu giderlerden alınıp götürülmesi mümkün olmayan ve davalı kiraya veren tarafından benimsenenlerin yapıldıkları tarihler itibariyle bedellerini ancak kiralananın tahliye edilmesi durumunda talep edebilecek olmasına, kiralananın usulüne uygun tahliye edilerek kiraya verene teslim edildiği ispatlanamadığından davacının faydalı ve zorunlu masraf bedeli talep edemeyecek bulunmasına, yargılama sırasında tahliye hususunun gerçekleşmediği sabit olmakla… usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 3. HD., E. 2024/2067, K. 2025/1154)


Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi Yeni Mülk Sahibinin Seçimlik Hakları

“Burada kiralananı iktisap eden kişiye dava açma süresi açısından iki imkan tanınmıştır. Bunlardan birini seçmek taşınmazı yeni iktisap eden kişiye aittir. Ancak davacı seçimlik hakkını TBK.nun 351. maddesi yönünde kullanıp bu şekilde davalıya ihtarname keşide ettikten sonra bu iradesinden dönemez. Zira bu yönde iradesini kullanmakla davalıya altı (6) ay oturma hakkı tanımış demektir. (…) Yukarıda açıklandığı üzere her ne kadar davacının iktisaptan sonra ihtiyaca dayalı olarak dava açmak konusunda seçimlik hakkı mevcut ise de, davacı keşide ettiği ihtarname ile davalıya kiralananı boşaltması için iktisap tarihinden itibaren altı ay süre tanımış, davayı ise verdiği sürenin sonunu beklemeden 02/04/2014 tarihinde açmıştır. İhtarname içeriğine göre davalının kiralananda 07/05/2014 tarihine kadar oturma hakkı olup mahkemece, davalıya tanınan altı aylık süreden önce açılan dava süresinde olmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” (Yargıtay 6. HD, E. 2013/2369, K. 2015/1473)


1 Aylık İhtar Süresi Kamu Düzenindendir

“6098 sayılı Kanun’un 351. maddesi uyarınca; konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse, dilerse önceki malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp, sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

Somut olayda; davacının kiralananı 09.12.2022 tarihinde edindiği, kiralananı edinmeyi bildiren yazılı ihtarnamenin, 13.01.2023 tarihinde davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiği, davanın ise 19.07.2023 tarihinde açıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı dava dilekçesinde önceki malikle davalılar arasında imzalanan kira sözleşmesine dayanmayıp açıkça davanın 6098 sayılı Kanun’un 351/1 maddesine dayalı olarak açıldığını belirtmiş olmakla, 6098 sayılı Kanun’un 351/1 maddesine dayalı olarak yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye davasını açabilmesi için öncelikle edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmesi gerektiği halde bildirimin en geç 09.01.2023 tarihine kadar yapılması gerekirken süresinde yapılmadığı, bu durumun resen dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına temyiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.” (Yargıtay 3. HD, E. 2025/2624, K. 2025/3931)


Yeni Ev Sahibinin Kiracıyı Tahliyesi – İhtiyacın Varlığının Kanıtlanması ve Süreler

6570 Sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. 6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir (1) ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı (6) ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak iktisabı izleyen bir ay içerisinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.

6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine göre açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.

Olayımıza gelince; davacı dava konusu taşınmazı 30.04.2008 tarihinde iktisap etmiştir. Taşınmazı satın aldığını ve ihtiyaç iradesini davalıya Edremit 3. Noterliğinin 22.05.2008 gün ve 3683 yevmiye ile keşide ettiği ihtarname ile bildirmiştir. İhtarname davalıya 27.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. İktisabı izleyen bir ay içerisinde kiracıya tebliğ edilen ihtarda ihtarın tebliği tarihinden itibaren altı aylık süre verilmiş ise iktisaptan itibaren başlaması gereken süre kiracı lehine uzatılmış sayılır. Yeni malikin bu süreye bağlı kalarak dava açması gerekir.Somut olayda davacı vekili keşide ettiği ihtarda müvekkilinin halen kirada oturduğunu kiralanana ihtiyacı bulunduğunu belirterek daireyi 6 ay sonra tahliye etmesini istemiştir. Keşide edilen bu ihtarda verilen 6 aylık süre 6570 sayılı kanunun 7/d maddesinde aranılan iktisaptan itibaren bir aylık süre içinde ihtarın keşide edilmesi ve 6 aylık sürenin sonunda da dava açılmasının kastedildiği ve bu süreninde iktisap tarihinden itibaren başladığının kabulü icap eder. İhtarda ihtarın tebliğinden itibaren 6 ay sonra aktin feshedileceği ve tahliye isteneceği belirtilmediğinden davalıya yeni bir süre verildiğinden bahsedilemez. Davacı taşınmazı 30.04.2008 tarihinde iktisap etmiş ve keyfiyet 22.05.2008 keşide ve 27.05.2008 tebliğ tarihli ihtarla bir ay içerisinde davalıya bildirilmiş ve davada iktisaptan itibaren 6 ay geçtikten sonra 19.11.2008 tarihinde süresinde açılmıştır. Dava süresinde açıldığına göre işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 6. HD, E. 2010/4849, K. 2010/10205)

İçerik Kontrolü ve Hukuki İnceleme: Av. Aras Özkan
Tarih: 23.09.2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu