Spor Hukuku

6222 Sayılı Kanun Kapsamında Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçunun Değerlendirilmesi

6222 Sayılı Kanun, 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun’un amacı; spor müsabakaları öncesinde, spor müsabakaları esnasında veya sonrasında spor alanları ile bunların çevresinde, taraftarların sürekli veya geçici olarak gruplar halinde bulundukları yerlerde veya müsabakanın yapılacağı yere gidiş ve geliş güzergahlarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir. 6222 Sayılı Kanun kapsamında, yazılı veya görsel ya da işitsel kitle iletişim kuruluşları da sorumluluk altındadır.

6222 Sayılı Kanun kapsamında; kulüplerin sorumlulukları, cezai hükümler ve yaptırımlar da düzenlenmiştir. Bu çalışmamızda 6222 Sayılı Kanun kapsamında cezası düzenlenen fiiller ve özellikle sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçunun değerlendirmesi yapılacaktır.


6222 Nedir? 6222 Sayılı Kanun Kapsamında Düzenlenen Fiiller ve Yaptırımlar Nelerdir?

A- Tehdit veya Hakaret İçeren Tezahürat

6222 Sayılı Kanun’un Üçüncü Kısım’ında “Yasaklı Fiiller ve Ceza Hükümleri” düzenlenmiştir. Bu kapsamda, çalışma konumuzu içeren “Tehdit veya Hakaret İçeren Tezahürat” başlıklı 14. madde aşağıdaki gibidir.

Madde 14- Tehdit veya Hakaret İçeren Tezahürat

(1) Spor alanlarında taraftarların grup halinde veya münferiden belirli bir kişiyi hedef veya muhatap alıp almadığına bakılmaksızın duyan veya gören kişiler tarafından tehdit veya hakaret olarak algılanacak tarzda aleni olarak söz ve davranışlarda bulunmaları halinde, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, şikayet şartı aranmaksızın, failler hakkında elli günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunur.

(2) Spor alanlarında toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlarda bulunan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Birinci ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların yazılı pankart taşınması veya asılması ya da duvarlara yazı yazılması suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. 

4) (Ek:4/7/2019-7182/8 md.) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin; her türlü yazılı, görsel, işitsel veya elektronik kitle iletişim aracıyla işlenmesi hâlinde de bu madde hükümleri uygulanır.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere, spor alanlarında belli bir kişiyi hedef veya muhatap alınıp alınmadığına bakılmaksızın işlenecek tehdit veya hakaret eylemlerinin, re’sen soruşturularak adli para cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir. 14. maddenin 1. fıkrasında her ne kadar spor alanlarında ifadesi yer alsa da 4. fıkra kapsamında bu eylemlerin kitle iletişim araçları vasıtasıyla işlenecek olması halinde nitelikli halden cezanın arttırılması, sosyal medya üzerinden işlenecek tehdit ve hakaret eylemlerinin de cezalandırılacağı anlamını açıkça taşımaktadır.

Yine aynı şekilde 2. fıkra kapsamında, tehdit ve hakaret eylemlerinin din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep gibi farklılıklar gözetilerek işlenmesi halinde de (spor müsabaka alanları veya sosyal medya iletişimi aracılığıyla olması fark etmeksizin) bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Bu eylemlerin, ceza kanunları bakımından daha ağır bir suça vücut vermesi halinde ise, ağır cezayı gerektirecek kanun hükümlerinin uygulanacağı yine hüküm altına alınmıştır. Görüleceği üzere tehdit ve hakaret eylemleri, suçun niteliğine göre hem adli para cezası hem de hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır.

Madde metninde geçen tezahürat kavramı, geniş yorumlanması gereken bir kavram olup, sosyal medya üzerinden yapılan hakaretleri de kapsamaktadır.

B- Şiddete Neden Olabilecek Açıklamalar

6222 Sayılı Kanun kapsamında şiddete neden olabilecek açıklamalar da yaptırıma bağlanmıştır.

Madde 22 – Şiddete Neden Olabilecek Açıklamalar

(1) Sporda şiddeti teşvik edecek şekilde basın ve yayın yoluyla açıklamada bulunan kişilere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, beşbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin spor kulübü veya federasyon yöneticileri tarafından işlenmesi halinde, birinci fıkra hükmüne göre verilecek ceza beş katına kadar artırılır.

(3) Birinci fıkra kapsamına giren fiilleri işleyen kişiler, ayrıca idari tedbir olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanır. Bu yasak, kararın verildiği tarihten itibaren bir yıl süreyle uygulanır. Koruma tedbiri olarak yasak kararının uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, bu tedbir bakımından da uygulanır.

(4) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, haber verme ve eleştiri hakkının sınırları aşılarak yayımlanması halinde, ilgili basın ve yayın organının işleticisi olan gerçek veya tüzel kişiye, yüzbin Türk Lirasından beşyüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin tekrar tekrar yayımlanması halinde, haber verme hakkının sınırları aşılmış kabul edilir.

C- Seyirden Yasaklanma

Seyirden yasaklanma ile ilgili açıklamalardan önce kanun maddesine göz atalım…

Madde 18 – Seyirden Yasaklanma

(1) Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu fıkradaki bir yıllık süreler, ikinci kez seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde üç yıl; üçüncü kez seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde ise beş yıl olarak uygulanır.

(2) Bu madde hükümleri, taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret veya tehdit içeren tezahürat ve mala zarar verme suçları bakımından da uygulanır.

(3) Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.

(4) Koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarak hükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgi bankasına derhal kaydedilir. Bu bilgi bankasına spor kulüplerinin ve federasyonların erişimi sağlanır. Yasaklanan kişilere ilişkin bilgiler, ilgili spor kulüplerine ve yurt dışında yapılacak müsabaka öncesinde müsabakanın yapılacağı ülkenin yetkili mercilerine bildirilir.

(5) Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri;

a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi,

b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,

c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi, halinde derhal kaldırılır. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu kararlar Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerce işlemi yapan kolluk birimine derhâl bildirilir ve kollukça elektronik bilgi bankasına işlenir.

(6) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren; önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir.

(7) Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişi, müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına alınmaz. Bu şekilde belirtilen alanlara giren ve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişi zor kullanılarak dışarı çıkarılır ve bu madde hükümlerine göre bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanır.

(8) Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu yükümlülüğün takibi amacıyla kolluk birimlerince biyometrik yöntemler de kullanılabilir.

(9) Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, her bir müsabaka için yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu Kanun hükümlerine göre hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilen kişi, yasak süresince spor kulüplerinde ve federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamaz; spor müsabakalarında hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamaz.

Seyirden yasaklanma, 6222 Sayılı Kanun kapsamında veya atıflarında yer alan kanunlar uyarınca ceza alanlar bakımından uygulanan bir güvenlik tedbiridir. Bu tedbir esasında 6222 Sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan 5149 Sayılı Kanun’un 24. maddesinde yer alan, spor müsabakalarını seyirden men şeklinde yer almaktaydı.

Görüldüğü üzere bu madde kapsamında başlatılan soruşturmalarda, seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulanmaktadır. Seyirden yasaklama kavramından; spor müsabakaları ve antrenmanları takip etme, gözlemleme, inceleme ve/veya eğlenme ve görme amacıyla bakma hakkından bir kimsenin mahrum bırakılması anlaşılmalıdır.

Spor alanları da yine 6222 Sayılı Kanun’un tanımlar kısmında; spor müsabakalarının veya antrenmanların gerçekleştirildiği alanlar ile seyircilere ait alanlar, sporcu soyunma odaları ve spor yapmaya elverişli alanlardır.

Madde kapsamında yer alan suçlardan dolayı yetkili mercilerin, tedbiri uygulama konusunda takdir yetkisi bulunmamaktadır. Yine bu tedbir, adli sicil kaydında da gözükmektedir.


Hakaret Suçu ve İnternet Üzerinden İşlenmesi İle İlgili Değerlendirmeler

Bilişim sistemlerinin gelişip, internet bağlantısıyla tanışmasıyla birlikte hukuk sistemlerinin düzenlediği bütün alanların, bilişim sektörüyle bağlantılı hale gelmesi ve bilişim suçlarına vücut vermesi kaçınılmaz olmuştur. Aslında bilişim suçu tanımına kendi hukukumuzda ve uluslararası hukukta rastlanmaz. Bilişim suçu kavramının tanımı, öğretide bu alanda çalışanlar tarafından yapılmış fakat bir fikir birliğine varılamamıştır. En yaygın olan görüşten yola çıkarak bilişim suçları için, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen her türlü suç ve bilişim sisteminin bütünlüğüne karşı işlenen her türlü suç tanımlamasını yapmak yanlış olmayacaktır.

Teknolojik gelişmelerin akıl almaz şekilde ilerlemesi ve günlük hayatımızın sanal ortama taşınmasıyla birlikte ortaya çıkan ve özellikle de bilişim suçları açısından kullanılan “Ortam Sanal Suç Gerçek” tabiri, bugün hukuk sistemlerinin düzenlediği bütün alanlarda internetin niteliği hakkındaki tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Örneğin, inceleme konumuz olan hakaret suçunun internet üzerinden işlenip işlenemeyeceği, işlenmesinin kabul edilmesi halinde suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edip etmeyeceği sorusu, bilişim hukuku konusunda çalışmalar yapan hukukçuların en çok karşılaştığı sorulardan bir tanesidir. İnternet bağlantısı kullanılarak sonucun gerçekleşmesi mümkün olan her türlü eylem internet üzerinden işlenebilir ve bilişim suçlarına, daha genel bir ifadeyle bilişim hukukunun çalışma alanına vücut verir. Bu durum Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) genel ve özel hükümlerinin uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Örneğin internet üzerinden fiili olarak insan öldürme suçunu işleyemediğimiz açıktır. Fakat internet bağlantısı ile iletişim sağlayarak 12 yaşından küçük bir çocuğu intihara yönlendirilmesi halinde, sonucun gerçekleşmesi ile insan öldürme suçunun bilişim sistemi aracılığıyla işlendiği sabit kabul edilmelidir. Azmettirme eyleminin muhakkak yüz yüze yapılmasına gerek yoktur. Keza hakaret suçu da nasıl ki iletişim aracı olan mektup gönderme suretiyle işlenebiliyorsa yine ayrı bir iletişim aracı olan internet aracılığı ile de işlenebilir. Sonucun gerçekleşmesi mümkün olan bütün suç tipleri bakımından durum böyledir. Kanunda açıkça “bu suç internet üzerinden de işlenebilir” veya benzeri bir ifade ile belirtilmesine gerek bulunmamaktadır. Aksi durumda suçla korunan hukuki değerinde bir önemi kalmayacaktır. Burada tartışılması gereken konu internetin iletişim aygıtı özelliği taşımasıdır. TCK’nın onuncu bölümünde yer alan “Bilişim Alanında Suçlar” başlıklı bölümü ise bilişim sektörünün gelişmesiyle meydana gelen makinelere, programlara karşılık olarak düzenlenmiştir. Bu bölümün ayrıca düzenlenmiş olması, bilişim suçlarının sadece bu babda bulunan suçlarla sınırlı olduğu anlamına gelmemektedir.

TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçu, huzurda yani mağdurun direkt olarak algılayacağı, öğreneceği, duyacağı şekilde işlenebilirken, gıyapta yani mağdurun fiilin işlendiği ortamda bulunmadığı hallerde de işlenebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası bu fiilin sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de huzurda işlenmiş kabul edileceğini belirtmiştir. İnternetin de bu unsurları sağlaması dolayısıyla, herhangi bir şekilde internet iletişim aracı kullanılarak işlenen hakaret suçu da huzurda işlenmiş sayılacaktır. Aslında bu fıkra, suçun internet aracılığıyla da işlenebileceğini değil, internet aracılığı ile işlenirse cezasının artacağını belirtmiştir. Kanaatimizce, kanun koyucunun iradesi de bilişim suçlarının işlenebilmesi için özel bir düzenleme gerektirmediğidir. Keza 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren TCK’da, günümüze kadar farklı düzenlemeler yapılmasına rağmen, neredeyse 20 yıldır hayatımızda olan bilişim alanına ilişkin özel düzenlemeler yapılmaması da bu duruma bağlanabilir. Başkasının bilgisayarına fiziksel zarar vermek nasıl ki bilişim sistemine zarar verme şeklinde düzenlenmeyip mala zarar verme suçunu meydana getiriyorsa, bilgisayara yazılımsal olarak izinsiz erişmek bilgisayar sistemine girme olarak düzenlenmiştir. Lakin hiç şüphesiz, bilişim hukuku ve özellikle bilişim suçları alanında ekstra düzenlemelere hukuk sistemimiz ihtiyaç duymaktadır. Burada belirtilen husus, TCK’da yer alan ve özel olarak belirtmediği hallerde suç tipinin internet aracılığıyla işlenip işlenemediğini tartışmaktan ziyade, uygulamayı geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmasının savunulmasıdır.

Yine TCK 125. maddenin 4. fıkrasında hakaret suçunun alenen işlenmesi halinde cezanın arttırılacağı öngörülmüştür. Bu madde kapsamında internet üzerinden sadece kişinin görebileceği şekilde hakarette bulunmak, suçun basit halini gerektirirken (özel mesaj, kişiye özel elektronik posta gibi) kitlesel iletişimler sağlayan ve herkesin görebileceği şekilde ileti gönderilerine açık olan sosyal medya platformlarında (Twitter, facebook, instagram, haber siteleri yorum bölümü, sözlük siteleri gibi) işlenmesi halinde ise alenen işlendiği kabul edilip nitelikli halinden ceza tayini yapılmalıdır. Yargıtay da hakaret suçunun sosyal medya hesaplarına özel mesaj gönderme suretiyle işlenmesi halinde aleniyet olmadığını, fakat herkese açık profilde paylaşılması halinde alenen işlendiği görüşündedir.)

Hakaret suçu, en çok kullanılan sosyal medya platformları olan Facebook, Twitter ve İnstagram ağlarında en çok işlenen suçtur. Yapılan araştırmaya göre 2016-2019 yılları arasında karara bağlanan toplam 283 hakaret suçu olduğu görülmektedir. Toplam 1139 karara ulaşılan bu araştırmada hakaret suçu toplamın %24.8’ini oluşturmaktadır. Kanaatimizce özellikle pandemi sürecinin de etkisiyle günümüz itibariyle soruşturma ve kovuşturması devam eden dosyaların sayısı 2016-2019 yılları arasında incelenen dosyaların en az 10 katını oluşturmaktadır.

6222 Sayılı Kanun kapsamında işlenen hakaret, fiilin başka bir suçu gerektirmediği durumlarda uygulanır. Bu bakımdan tüzel kişilere yönelik TCK kapsamında hakaret suçunun işlenememesi gerçeği karşısında, bir spor kulübünü doğrudan hedef alan söylemlerin, 6222 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Soruşturma Süreci

Ceza muhakemesi soruşturma aşamasıyla başlar.

Şikâyete bağlı olmayan suç tiplerinde suç şüphesini öğrenen savcılık makamı derhal hareket geçer. Hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyet şartına bağlıdır. Şikâyete bağlı bir suçta, suçtan zarar görenin, 6 aylık şikâyet süresi içerisinde şikâyeti olmadıkça soruşturma aşaması başlamaz. TCK’nın 73. maddesi uyarınca şikâyet hakkı yalnızca suçtan zarar görene aittir.

Öte yandan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyet şartına bağlı olan suçlarda, kanunen bir engel bulunmuyorsa uzlaştırma kurumuna başvurulur. Hakaret suçunun basit hali şikâyet şartına bağlı olduğu için ve uzlaştırma yasağı kapsamındaki suçlardan olmadığı için uzlaştırma kurumu uygulanmaktadır. İlgili savcılık makamı tarafından iddianame düzenlemeden önce mağdur ve şüpheli tarafa uzlaştırma teklif edilir. Bu suretle uzlaştırma bürosuna giden dosyada taraflar uzlaşabilirse savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) verilir ve dava açılmaz. Tarafların uzlaşmasına konu olan edimler olumlu veya olumsuz edimler olabilir. Taraflar uzlaşamazsa iddianame düzenlenerek mahkemeye gönderilir. Önemle belirtmek gerekir ki, günümüzde özellikle hakaret suçu bakımından uzlaşma kurumunu meslek haline getiren sosyal medya fenomenleri bulunmaktadır.

Hakaret suçunun nitelikli hallerinden biri olan kamu görevlisine hakaret suçu, kamunun itibarının korunması temel olduğu için şikâyet şartına bağlı bir suç değildir. Böyle bir durumda savcılık makamınca re’sen soruşturma yapılır. Suç şüphesini öğrenen savcılık, herhangi bir ihbar şartı olmaksızın emrindeki adli kolluk aracılığıyla durumu araştırmaya girecektir.

CMK’nın 160. maddesi uyarınca savcılık makamı araştırma yaparken şüpheli aleyhine ve lehine olan bütün delilleri toplamakla yükümlüdür. Delil toplama bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla yapılır. Eski dönemlerde soruşturmalar kâğıt sistemi denilen kâğıt dokümanlar üzerinden yapılmaktaydı. Fakat bilişim sistemlerinin gelişmesi ve suçun işlenmesine aracılık etmeye başlamasıyla birlikte elektronik delil kavramı hayatımıza girmiştir. Buna bağlı olarak da ceza muhakemesinin yardımcı dalı olarak kabul edilen adli bilişim kavramı ortaya çıkmıştır. Adli bilişim, fail ve fiil tespitinde, suçun işlendiği alanlara göre farklı yöntemler izlemektedir.

Faile ulaşmada en önemli kaynağımız olan internete bağlandığımız ip numaraları, bilgisayarlar başından yaptığımız hareketlerin izleri niteliğindedir. Herhangi bir sosyal ağ sağlayıcıya bağlandığımızda sunuculara trafik bilgilerimizi bırakırız. Bu bilgiler sosyal ağ sağlayıcılarının sunucularında belli bir süre depolanır. İnternete bağlanmamıza aracılık eden internet servis sağlayıcılar ise İP bilgilerimizi sağladıkları hizmet itibariyle elinde bulundurmaktadır, bir nevi bize o İP adresini veren konumundadırlar.

İnternet üzerinden işlenen hakaret suçu özelinde herhangi bir soruşturma başlatılınca, şüphelinin profil bilgilerinden kimlik bilgilerine ulaşmak adına savcılık makamı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü aracılığıyla internet sunucusuna bağlanılan İP adresinin tespitini yapar. Siber Suçlarla Şube Müdürlüğü bu süreçte Bilgi İletişim ve Teknoloji Kurumu ile yardımlaşır. Eğer paylaşım yurt içi sunucu sağlayan sosyal ağ sağlayıcılar (ekşi sözlük gibi) aracılığıyla yapıldıysa, bu sağlayıcılardan yapılacak İP adresi tespiti konusunda herhangi bir sorun yaşanmayacaktır. İP adresi tespit edilen şüphelinin bilgilerine internet servis sağlayıcıya yazılan müzekkere aracılığıyla ulaşılır.

Fakat İP adresinin tespiti konusunda en büyük sorun yabancı sosyal medya ağlarında işlenen suçlarda kendini gösterir. Yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılar (Facebook, Twitter gibi) kendi kanunlarında suç teşkil etmediği ve kişisel verileri paylaşmama konusunda ısrarcı oldukları için genelde adli makamlara bilgi vermez. Bu sağlayıcılar uluslararası terör, çocuk pornografisi ve acil nitelikte ölüm tehdidi gibi durumlar olmadığı sürece kullanıcı bilgilerini paylaşmamaktadır. Bu durum soruşturma sürecinin tıkanmasına ve hatta bitmesine neden olabilmektedir. Kısaca yurt dışı sunucu kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıdan bilgi alabilmenin iki esas unsuru bulunmaktadır. Birincisi Türkiye ile söz konusu ülke arasında adli yardımlaşmaya ilişkin bir sözleşme bulunması ve ikinci olarak karşılıklılık esası uyarınca ülkemizde soruşturulan suçun, sunucunun bulunduğu ülke kanunlarında da suç sayılmasıdır. Hakaret suçu birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika’da suç kabul edilmediği için bilgi paylaşımı günümüz koşullarında yapılmamaktadır. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Kanununda son yapılan değişikliklerden sonra, sosyal ağ sağlayıcılarının bilgi paylaşıp paylaşmayacağının akıbeti uygulamada henüz net verilerle desteklenememektedir.

Lakin Yargıtay, Yargıtay bu konuda İP tespiti yapılamasa da kişinin profil resmi eşleşmesi ile kimlik bilgilerinin basit bir araştırmayla ortaya çıkması halinde iddianamenin düzenlenerek kararın mahkemece verilmesi gerektiği düşüncesindedir. Ayrıca yine bir oyun uygulamasının sohbet özelliğinden karşısındaki oyun oynadığı şahsa hakaret bulunan kişinin İP adresinin yurtdışı kaynaklı olması şüphesinden dolayı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi üzerine, oyunun yönetici firmasına müzekkere yazılması, yurt dışı kaynaklı İP adresi olsa da, o ülkenin adli makamlarıyla istinabe yapılması gerektiği Yargıtay kararlarında belirtilmiştir. Bu bakımdan internet üzerinden işlenen suçlarda, adli bilişim marifetiyle, sahte hesaplar olsa dahi şüpheliye erişim sağlanabilmektedir. Önemli olan İP delilinin tek başına yeterli olmadığı durumlarda ek tedbirlere başvurmaktır.


Kısa Değerlendirme

6222 Sayılı Kanun, hakaret ve tehdit içeren tezahüratları yaptırım altına almıştır. Tezahürat kavramından, yalnızca spor müsabaka alanlarında yapılan eylemler değil, geniş yorumlama ile sporda şiddeti içerecek her türlü söylem olduğu yorumu yapılabilir.

TCK kapsamında hakaret suçu, tüzel kişilere karşı işlenemez. Bu bakımdan TCK kapsamında değerlendirilmeyen ve bir tüzel kişiyi hedef alan hakaret eyleminin, 6222 sayılı kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.

Kaynak
Özen, Mustafa; "Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Yer Alan Suçlar ve Yaptırımları", Ankara, 2013, Yaşar, YUSUF; "6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18'inci Maddesinde Yer Alan "Seyirden Yasaklanma" ile "Seyirden Yasaklama" Tedbirleri", Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.19, S.1Murat Volkan Dülger, “Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku”, Seçkin Yayıncılık, İstanbul, 2020 sf. 73“Bilişim suçu, Geniş anlamda bilişim sistemlerinin ve/veya verilerin kullanıldığı ya da bu sistem ya da verilere karşı işlenen her türlü suçtur. Dar anlamda bilişim suçu ise, verilere ve/veya bilişim sistemlerine veya sistemin/verilerin düzgün veya işlevsel işleyişine, güvenliğine ya da bütünlüğüne karşı işlenen suçlardır.” Dülger,s.76Mustafa Özen, Hakaret Suçunun İnternet Üzerinden İşlenmesi; Bruno Fiamela, La Diffamazione in İnternet, www.filodiritto.com, s.15Murat Cihan, Sıtkı Yıldız, “Sosyal Medya Aracılığı İle İşlenen Suçlar: Facebook, Twitter ve İnstagram Örnekleri”, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C.1, S1, sf. 138.Muhammed Özen/ Gürkan Özocak, “Adli Bilişim, Elektronik Deliller ve Bilgisayarlarda Arama ve El Koyma Tedbirinin Hukuki Rejimi”, Ankara Barosu Dergisi, S. 2015/1 sf.44.Twitter Law Enforcement Support, https://help.twitter.com/tr/rules-and-policies/twitter-law-enforcement-support, Erişim tarihi: 15.04.2023

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu